Popüler tatlandırıcılar beyin yaşlanmasını hızlandırabilir, araştırma öne sürüyor

Şeker tüketimini azaltmak isteyen milyonlarca kişi, günlük hayatında aspartam, sükraloz ya da sakarin gibi yapay tatlandırıcılara yöneliyor. Ancak yeni yayımlanan bir çalışma, bu tercihin beklenmedik bir bedeli olabileceğini öne sürüyor: araştırmacılar, yüksek düzeyde yapay tatlandırıcı tüketen katılımcılarda bilişsel gerilemenin daha hızlı seyrettiğini gözlemledi.
Çalışma, katılımcıları yıllar boyunca takip ederek hem tatlandırıcı tüketim alışkanlıklarını hem de hafıza, dikkat ve işlem hızını ölçen bilişsel testleri kaydetti. Araştırmacılar, en yüksek tüketim düzeyindeki grubun, en düşük tüketim düzeyindeki gruba kıyasla bilişsel testlerde daha belirgin bir düşüş gösterdiğini buldu.
Ancak bilim insanları, bu tür gözlemsel çalışmaların nedensellik kanıtlayamayacağı konusunda net bir uyarıda bulunuyor. Yüksek düzeyde yapay tatlandırıcı tüketen kişiler, örneğin daha fazla işlenmiş gıda tüketiyor ya da altta yatan metabolik sorunları olabilir — bu tür 'karıştırıcı faktörler', gözlemlenen ilişkinin gerçek nedenini gizleyebilir.
Yine de araştırmacılar, bulgunun tesadüfle açıklanamayacak kadar güçlü ve tutarlı olduğunu belirtiyor. Bazı hayvan çalışmaları, belirli tatlandırıcıların bağırsak mikrobiyotasını değiştirebildiğini ve bu değişimin beyin işlevini etkileyen iltihaplanma yollarıyla bağlantılı olabileceğini öne sürmüştü — bu, insanlarda gözlemlenen ilişkiye olası bir biyolojik açıklama sunuyor.
Çalışma, tüm tatlandırıcıları aynı kefeye koymuyor. Bazı tatlandırıcı türleri diğerlerine kıyasla daha güçlü bir ilişkiyle bağlantılıydı; bu da etkinin tatlandırıcının kimyasal yapısına bağlı olabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, hangi spesifik bileşiklerin risk taşıdığını netleştirmek için daha ayrıntılı çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Beslenme uzmanları, bulguların kişileri paniğe kapılıp tatlandırıcıyı tamamen bırakmaya değil, ölçülü tüketime yönlendirmesi gerektiğini söylüyor. Şekerin kendisinin de obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığıyla güçlü şekilde ilişkili olduğu unutulmamalı — yani tatlandırıcıdan şekere dönmek, otomatik olarak daha sağlıklı bir seçim anlamına gelmiyor.
Çalışmanın yazarları, bulgularının klinik tavsiyeleri değiştirmek için henüz yeterli olmadığını, ancak konunun ciddiye alınması gerektiğini söylüyor. Özellikle günlük olarak birden fazla diyet içecek ya da 'şekersiz' ürün tüketen kişiler için, uzun vadeli etkilerin daha iyi anlaşılması önemli.
Bilim insanları, gelecekteki araştırmaların randomize kontrollü çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini belirtiyor — yani katılımcıların rastgele tatlandırıcı tüketen ve tüketmeyen gruplara ayrıldığı, karıştırıcı faktörlerin daha iyi kontrol edildiği çalışmalar. Bu tür çalışmalar hem daha pahalı hem de daha uzun sürüyor, ama nedensellik sorusuna çok daha güvenilir bir yanıt verebiliyor.
Bu arada, halk sağlığı uzmanları dengeli bir mesaj vermeye çalışıyor: tatlandırıcılar şekerin yerini tamamen güvenli bir şekilde alan sihirli bir çözüm değil, ama mevcut kanıtlar da onları tamamen terk etmeyi gerektirecek kadar kesin değil. Orta düzeyde tüketim, hâlâ makul bir yaklaşım olarak görülüyor.
Sonuç olarak bu çalışma, yapay tatlandırıcıların 'şekersiz güvenli seçenek' imajını sorgulayan büyüyen bir araştırma grubuna katılıyor. Beyin sağlığı söz konusu olduğunda, en azından şimdilik, cevap basit bir 'evet' ya da 'hayır' değil — daha fazla araştırma gerektiren, dikkatle izlenmesi gereken bir soru işareti.
Bunları da okuyun

New York'taki lejyoner hastalığı salgınında ikinci ölüm bildirildi
Sağlık yetkilileri, bakterinin kaynağının büyük olasılıkla ortadan kaldırıldığına dair kanıtlar bildirirken, New York'ta düzinelerce kişiyi hasta eden lejyoner hastalığı salgınında ikinci bir kişinin öldüğünü açıkladı.

Yaygın bir antidepresan uzun COVID'in bitkinlik yaratan yorgunluğunu hafifletebilir
Yaklaşık 400 yetişkin üzerinde yapılan randomize bir klinik deney, ucuz ve onlarca yıllık bir antidepresan olan fluvoksaminin uzun COVID hastalarında yorgunluğu belirgin şekilde azalttığını ve yaşam kalitesini iyileştirdiğini ortaya koydu; bu da onu güçten düşürücü bu belirti için anlamlı bir fayda gösteren ilk ilaçlardan biri yapıyor.

Beyaz iz bırakmayan mineral güneş kremi: UCLA'nın yeni formülü neyi değiştiriyor
Mineral güneş kremleri, kimyasal alternatiflere göre cilde daha nazik olmasıyla tercih edilir; ancak uzun süredir kullanıcılarda görünür beyaz bir iz bırakıyorlardı. UCLA'daki bilim insanları, sorunun kalbindeki çinko oksit parçacıklarını yeniden tasarladıklarını ve mineral güneş kremini tüm ten tonlarında kullanılabilir hale getirmeyi amaçladıklarını söylüyor.

Menopoz hormon tedavisi: gerçekte neyi tedavi ediyor, neyi etmiyor
Menopoz hormon tedavisi, geniş çapta korkulan bir tedaviden geniş çapta önerilen bir tedaviye dönüştü; ancak doktorlar beklentilerin kanıtları geride bıraktığını söylüyor. İşte tedavinin güvenilir şekilde yardımcı olduğu, olmadığı konular ve bilimin yirmi yılda nasıl değiştiği.

FDA, hatalı bir test sonucuna rağmen siklospora salgınında hâlâ Taylor Farms marulunu işaret ediyor
ABD'li düzenleyiciler, bu teoriyi desteklemek için kullanılan bir laboratuvar test sonucunun hatalı çıkmasına rağmen, çok eyaletli siklospora salgınının muhtemel kaynağı olarak Taylor Farms'ın tedarik ettiği marula odaklanmaya devam ettiklerini söylüyor. Salgınla bağlantılı restoran ziyaretleri azalmaya başladı.